9 Mart 2014 Pazar

Duvar Kağıdı Kullanmak Ya da Kullanmamak

Ben çocukken duvar kağıdı bir nevi zenginlik göstergesiydi sanki. Altın yaldızlı duvar kağıdı ile boydan boya kaplanmış salonlar kristal vazo ve küllükler ile tamamlanırdı.  Şimdilerde yeniden eski popüler günlerine dönüşte duvar kağıtları, desen desen renk renk ve her yerdeler.

Evin tadilatı esnasında vakit ayıramadığım için tercih edemediğim duvar kağıdı ile bu aralar pek bir haşır neşirim. Haldır haldır kağıt bakıyor, görsel inceliyorum. Daha önce de yazmıştım her gün İMÇ'den geçmek durumundayım okula gitmek için. Pek gözüme ilişen model olmamıştı şimdiye kadar, sonra nette bir kaç farklı kişiden mykağıtçım diye bir sitenin adını duyunca incelemeye koyuldum siteyi ve bir kaç farklı model arasında kararsız kaldım. Neresi için derseniz yatak odasında yatak başının bulunduğu duvar için ki fotoğrafları şurda var:


Bunlar da beğendiğim modeller




E-bay'de de şöyle bi şey buldum Cath Kidston



Ben en çok ortadakini beğendim sanki ama fikirlerinize ve tavsiyelerinize açığım. 

Biraz da uygulamalara bakalım



Aslında böyle iddialı bir kağıda da hayır demem bulabilsem



Battaniyenin güzelliği aklımı başımdan aldı, ha ne diyoduk duvar kağıdı evet


Böyle minik minik çiçekliler de güzel duruyor

İşte bu!





Ben duvar kağıdı bakmaya devam ediyorum, bakalım yatak odası için uygun bir kağıt bulabilecek miyim...

Herkese şimdilik hoşçakalın diyorum.








3 Mart 2014 Pazartesi

Misafirlerimiz Var

Bahçede türlü çeşit hayvanla birlikte bir çift de kumrumuz var, bir buçuk yıldır tanıyorum ben kendilerini ama eşimin söylediğine göre yıllardır bahçedeki erik ağacında yaşıyorlarmış. Yalnız şimdiye kadar yumurtalarını pek başarıyla koruyamamış sansar ve kediler yüzünden. Bu sene dişi kuşumuz önce balkona yuva yapmayı denedi çalı çırpı topladı getirdi sonra memnun kalmamış olacak ki büyük bir saksıya kuluçkaya yatmaya karar verdi. 

Ve nihayet bugün minik kuşlarımız yumurtalarından çıkmışlar, Şükrü'den onları nasıl korudum bunca zaman ben bilirim bu arada :/ Bir keresinde bizzat elinden almışlığım var hayvanı yakalamış yoluyordu son anda yetiştim. İnşallah bu minikler de büyüyecekler sağ salim uçacaklar yuvadan ♥♥




24 Şubat 2014 Pazartesi

Ne İzlesek?

Uzun zamandır evde olduğumu daha önce de yazmıştım, okuldan ve ev işlerinden arta kalan zamanlarım -ki oldukça fazla zamanım olduğunu söyleyebilirim- kitap,film,elişi üçgeninde geçiyor.

Son dönemde izlediğim iki film beni oldukça etkiledi. Biri aslında oldukça ünlü ve benim izlemekte geç kaldığım için kendi kendime çok kızdığım bir film:
 Kramer vs. Kramer.

1979 Yapımı bu filmde Dustin Hoffman ve Meryl Streep başrollerde. İşkolik eşinin ilgisizliğinden bunalan Joanna'nın eşini ve küçük oğlunu terketmesi üzerine baba-oğlu arasında gelişen ilişki Joanna'nın geri dönüp çocuğun velayetini istemesiyle sancılı bir döneme girer. Mahkeme sahnelerinde zaman zaman sinirlerinize zaman zaman gözyaşlarınıza engel olamayacaksınız. 
Meryl Streep ve Dustin Hoffman'a birer olmak üzere toplam 5 Oscar alan bu film, 9 dalda
 Oscar'a aday gösterilmiş.






Diğer bahsetmek istediğim film ise Kramer vs. Kramer kadar ünlü değil.

 Bir Avrupa filmi: Michou D'auber
Cezayir'in Fransa'ya karşı bağımsızlık savaşı verdiği 50lerin Fransa'sında geçen filmde, anneleri hasta olan iki Cezayir asıllı kardeş Fransız ailelerin yanına geçici olarak evlatlık veriliyor. Dönemin Fransa'sındaki Arap düşmanlığı ve Fransız milliyetçiliği, küçük bir çocuğun iki kültür, iki din, iki aile arasında kalışı, Fransız çiftin evliliğindeki problemler akıcı bir senaryo ile işlenmiş. 

Gerard Depardieu'nun başrolünde olduğu Michou D'auber, Fransa provansali görüntüleri eşliğinde sunduğu senaryosu ile içinizi ısıtacak bir film. 








23 Şubat 2014 Pazar

Country dekorasyon nedir, yenir mi içilir mi?

Bir iki senedir bir country modası aldı başını gidiyor, benimle aynı yıl ve benden bir yıl önce evlenenler için country eşya bulmak/yaptırmak tam bir kabusken şimdi heeeer yerde hem de oldukça uygun fiyata country mobilyalar bulunabiliyor. Ben bu durumdan şikayetçi miyim hayır gayet de memnunum. Bellona oturma odalarının, taşlı morlu gece kulübünden hallice salonların yerini pembeli yeşilli yumuşacık sıcacık odalar aldı. Baktıkça bakasım geliyor içim açılıyor. 

Yalnız kafalar biraz karışık country konusunda, ben de kendimi çok aydınlanmış saymıyorum gerçi de country dekorasyon oldukça geniş dekorasyon çeşitlerini barındırıyor içinde zira her "country" ayrı bir "country dekorasyona" sahip. Hatta bazı ülkelerde lokasyon değiştikçe dekorasyonlar da değişiyor. 

Neyse gelelim konuya, bizim ülkemizde en çok English Country tercih ediliyor ki çok şahane örneği için tık tık
Onun haricinde aşina olduğumuz bir değer country tarz İskandinav tarzı. Bakınız İkea yazım

Sen ne seversin derseniz ben hepsini seviyorum ama cottage dediğimiz; rahat yumuşak koltukların, bolca renkli yastığın, koltuk şallarının olduğu renkli sıcak evler bana daha yakın geliyor. "Less is more" hiç de bu evler için söylenmemiş gibi di mi?



Orta sehpa yerine sandık olayı bana sempatik gelmeye başladı bu aralar

Ha bir de benim 80lerde doğmuş,  "American Dream"i çeşitli dizi ve filmlerle ta çocukluğunda içselleştirmiş biri olarak sanırım en sevdiğim dekorasyon Amerikan country. Şu bildiğimiz alt katında salon ve mutfağı üstte yatak odaları bulunan, önünde yemyeşil çimlerin olduğu Amerikan banliyö evleri gibisi yok benim için. 

Zaman ne getirir bilinmez tabii ama şu an ufukta pek bir ihtimali görünmese de ben kendi Amerikan evimi isteme konusunda ısrarlıyım :)


Wisteria Lane'den bir ev -stüdyo tabii ki-


Ayrıca Hot in Cleveland izleyen var mı aranızda? O ne güzel ev öyle ya hu





Şimdilik bu kadar sevgiyle kalın efendim...